"Yüzüncü Yaşında Behice Boran DTCF'ye Dönüyor" başlıklı etkinlik 15 Mayıs 2010 günü Ankara Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Üniversite Konseyleri Derneği'nin çağırıcılığını yaptığı "Nasıl Bir Üniversite İstiyoruz?" toplantıları sonucunda yapılmasına karar verilen etkinliğe çok sayıda dinleyici katıldı.
Etkinlik ile ilgili basında çıkan haber:
http://haber.sol.org.tr/sonuncu-kavga/behice-boran-yeniden-dtcfde-haberi...
Üniversite Konseyleri Derneği'nin geçen sene düzenlemiş olduğu 2. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu'nun bildiriler kitabı 15 Mayıs tarihinde derneğimizin genel merkezinde tanıtıldı. Pek çok bilim insanının katıldığı ve 3. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumunun duyurusunun da yapıldığı etkinlik davetlilere verilen kokteyl ile son buldu.
Etkinlik ile ilgili basında çıkan haber:
http://haber.sol.org.tr/bilim-teknoloji/ucuncu-evrim-sempozyumuna-dogru-...

2. Evrim Sempozyumu'ndan 3.ye Doğru
Panel:
Evrimi Anlatmak ve Savunmanın Güncelliği ve Evrim Yayıncılığı
15 Mayıs Cumartesi 17:00-19:00
Tanıtım:
2. Evrim, Bilim ve Eğitim Sempozyumu Tebliğ Kitabı
15 Mayıs Cumartesi 19:00-19:30
Kokteyl:
15 Mayıs Cumartesi 19:30-21:30
Yer: Kuloğlu Mah. Gazeteci Erol Dernek Sok. Hanif İş Hanı, No:11/5 Beyoğlu İstanbul

Tarihsel bir buluşma!
Yüzüncü yaşında Behice Boran DTCF’ye dönüyor!
ABD’de sosyoloji doktorasını tamamladıktan sonra 1939 yılında Türkiye’ye dönüp Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinde doçent olarak görev alan Behice Boran bundan 62 yıl önce Fakülte'den tasfiye edilmişti. Üniversite Konseyleri Derneği'nin çağrısıyla gerçekleştirilen “Nasıl Bir Üniversite İstiyoruz?” toplantılarında doğumunun yüzüncü yılında Behice Boran’ın 62 yıl sonra yeniden Fakültesiyle buluşması gerektiği vurgulandı. Böylece “Yüzüncü Yaşında Behice Boran DTCF’ye Dönüyor!” adlı bir etkinlik düzenlenmesine karar verildi. Evet, 62 yıl sonra yüzüncü yaşında Behice Boran Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine dönüyor! 15 Mayıs 2010 tarihinde yapılacak olan bu tarihsel buluşmada sizin de aramızda olmanızı diliyoruz.
13.30 Açılış Konuşmaları (Farabi Salonu)
Panel “Akademisyen ve Siyasetçi Olarak Behice Boran”
Konuşmacılar
Gökhan Atılgan “DTCF Tasfiyesi”
Korkut Boratav “Anılarla Tasfiye”
Metin Çulhaoğlu “Siyasetçi Olarak Behice Boran”
Hayriye Erbaş “Sosyolog Olarak Behice Boran”
16.00 Belgesel Film Gösterisi (Farabi Salonu)
Akıntıya Karşı… Behice Boran: Tek Başına Bir Koro (90 dakika)
Yapım-Yönetim-Senaryo-Kamera: SineGöz Film Atölyesi
Tahsin Akpınar/ Güzella Bayındır/ Özüm Seda Duran/ Turan Soydan Keneş/ Onur Küçükarslan/ A. Şule Süzük
SineGöz Film Atölyesi ile Söyleşi
19.30 Oyun: Cesaret Tek Bir Sesle Başlar (Melahat Özgü Uygulama Sahnesi)
Yazan : Ariel Dorfman/ Eric-Emmanuel Schmitt/ Enzo Cormann/ Eugène Durif
Çevirenler: Sercan Gidişoğlu/ Can Utku / Sanem Öge
Reji : Fırat Aygün
Oyuncular : Atilla Can Çelebi/Anıl Sepetçi/ Beril Senvarol/ Engin Özyürek/ Hasan Demirtaş/ Nalan Güreş/ Selver Kınık
Danışman : Süreyya Karacabey
Reji Asistanı : Selver Kınık
Koreografi : Göksu Kunak
Müzik Tasarım : Umut Eser
Işık Tasarım : Fırat Aygün
Görsel Tasarım : Ersin Han Ersin
Tarih : 15 Mayıs 2010
Saat : 13.30
Yer : Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi
Özel üniversite ne olduğunu göstermiştir
İstanbul Bilgi Üniversitesi yönetimi, sendikalaşma sürecinin ardından ikinci kez, bu sefer üç sendikalı işçiyi işten çıkartarak, sendikalaşma karşısında gerçek yüzünü göstermiştir.
Kurulduğu günden bu güne değin yükseköğretim alanındaki “konumlandırmasını”, sol değerlerin popülerleştirilerek akademik ortamda pazarlanmasına dayandıran İstanbul Bilgi Üniversitesi, bu “özgürlükçü” maskesine zarar gelmesinden de çekinerek, çalışanlarının sendikalaşma sürecine görünüşte destek vermişti. Hatta Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Rifat Sarıcaoğlu ve Rektör Prof. Halil Güven tarafından imzalanan bir mektupla sendikalaşma sürecini kabullendiğini ifade etmişti.
Ancak Bilgi Üniversitesi, neticede özel sermaye ile kurulmuş bir “vakıf” üniversitesiydi, üstüne üstlük 2006 yılından bu yana yükseköğretimin dünya çapında bir meta haline gelmesinin öncülerinden olan Laureate Uluslararası Üniversiteler Ağı’nın bir üyesiydi. Dolayısıyla sendika, ona ait reklamsal bir pazarlama unsuru olmaktan çıkıp, gerçek olduğu şeye, emekçilerin yetki sahibi mücadele kurumuna dönüştüğünde, İstanbul Bilgi Üniversitesi de saldırıya geçmiştir.