YÖK’ün İstanbul Üniversitesi rektörlüğü için ismini birinci sırada cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e gönderdiği Yunus Söylet’in AKP’nin adamı olduğu bir sır değildir. Bizzat Tayyip Erdoğan’ın özel doktoru ve “Türbana Özgürlük!” imzacısı olmasından, üyesi olduğu “Hekim Hakları Platformu”na ve Hekim Hakları Derneği’ne kadar her şey bunu göstermektedir. Bu açıdan Yusuf Ziya Özcan’dan farksız biridir.
Ülkeyi “babalar gibi” satan AKP’nin yolundan giden Yunus Söylet, İstanbul Üniversitesi’nde azgın bir piyasalaştırmaya hazırlanmaktadır.
İstanbul Üniversitesi’ni kendi ifadesiyle teknoparkıyla, “sanayi ile işbirliğiyle”, hocaların vereceği danışmanlık hizmetleriyle, paralı eğitim ve sağlık hizmetleriyle “çok yüksek kazanç sağlayacak duruma” getirmek istemektedir.
Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi’nin hastanelerini kamusallıktan arındırmakta iddialıdır. “Hastane zinciri kuran müteşebbislerden daha iyisini yapabiliriz” diyerek Çapa ve Cerrahpaşa’yı özel hastanelerle rekabete sokmak istediğini göstermektedir. Ticarethanelere dönüştüreceği bu hastanelerde çalışanlarla öğrenciler ve hastanelerden yararlanan emekçi halkımız ciddi bir saldırıyla karşı karşıya kalacaktır.
Yunus Söylet bilimsel üretim deyince projeciliği anlamaktadır. İstanbul Üniversitesi’nde bilimsel üretimi, AKP iktidarının, AB’nin ve piyasanın lütfedeceği paralarla ve uygun göreceği projelerle yapmakta kararlıdır. Tıpkı iş güvencesinin yerine proje asistanlığını koymakta kararlı olduğu gibi. Dünyayı şiddetli bir krize sokan, milyonları işsizlik ve açlıkla karşı karşıya bırakan piyasaya bilimi emanet etmek, ancak AKP’ye ve onun rektörlerine yakışır.
“Türbana özgürlük!” diyen AKP’li Yunus Söylet’in üniversitede gericiliği besleyeceği de açıktır. Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ndeki sözde “evrim teorisini çürüten” fosil sergisi gibi bilim karşıtı faaliyetlerin İstanbul Üniversitesi’nde de görülmesi mümkün olacaktır.
Evrim teorisi çürümez ama üniversite çürür! Yunus Söylet’in takipçisi olduğu gerici ve piyasacı AKP’nin yolu İstanbul Üniversitesi’ni çürütür! Bu yüzden Yunus Söylet’in rektörlüğü kabul edilemezdir. Başta İstanbul Üniversiteliler olmak üzere tüm üniversite bileşenlerini piyasacılığa ve gericiliğe karşı mücadeleye çağırıyoruz. Çünkü sadece mücadele çürümeden kurtarır. Bu ülkenin ihtiyacı olan eşit, parasız ve bilimsel bir eğitim, aydınlanmacı ve kamucu bir üniversite mücadelemizle mümkün olacaktır.
Üniversite Konseyleri Derneği Yönetim Kurulu