Bülten Arşivi
TBMM onur ödülünü bu sene İhsan Doğramacı’ya veriyor.
İhsan Doğramacı, 12 eylül sonrası iktidardaki tüm partilerin tartışmasız adamı olmuştur.
Üniversitelerimizin YÖK yasalarıyla zapturapt altına alındığı, ilerici aydın bilim insanlarının üniversitelerden uzaklaştırıldığı dönemin bütününde Doğramacı imzası vardır.
Devlet üniversitelerinin içinin boşaltılması, özel üniversitelerin birbiri ardına açılması Doğramacı’nın eseridir. Katkı payları, harçlar Doğramacı’nın icadıdır. Girişimci akademisyenlik Doğramacı’nın hayalidir. Türban, Doğramacı’nın oyuncağıdır.
Konuyla ilgili yapılan açıklamanın devamını aşağıda bulabilirsiniz.
Üniversitelerimizin 10 yılına damgasını vuran Doğramacı, Bilkent Üniversitesi’nin kurucusudur. ODTÜ’nün reel kaynakları kullanılarak ihya edilen bu okul, Doğramacı’nın özel üniversite sevdasının en gösterişli sembolü haline getirilmiştir. Devlet üniversitelerinin içini boşaltan Doğramacı, sermayedarların üniversitelerde cirit atmasından keyif duymuştur.
Doğramacı, bugün üniversitelerimizdeki kadro eksikliğinin, yetişmiş personel azlığının ortaya çıkmasına neden olan senaryonun merkezindeki kişiliktir. Üniversiteleri eğitim-öğretim yapan kurumlar olmaktan çıkarmak Doğramacı’nın kararıdır.
Bilgi üretmeyen üniversite, yeni akıllar yetiştiremez.
Doğramacı, üniversitenin bilim üretme altyapısını dinamitlemiştir. Üniversitelerin kapısını sermayeye sonuna kadar açan Doğramacı, bu davranışının ürünlerini bugün almaktadır. Şirketleşen üniversite, bilim üretmekten hızla uzaklaşmaktadır.
Bunu gören iktidar, Doğramacı’yı ödüllendirmeyi seçmiştir. AKP iktidarının, Doğramacı’ya verdiği ödül, geçmiş 25 yıla duyulan memnuniyeti ifade etmektedir. Bu ödülle AKP, üniversitelerimize çöken karanlığa alkış tutmaktadır.
Bizler, üniversitelerimizin Doğramacı ve onun takipçilerinin elinden kurtarılması gerektiğini düşünen akademisyen, öğrenci ve emekçileriz. Doğramacı’nın yarattığı gelenek, üniversitelerimizi hızlı bir biçimde yokoluşa doğru sürüklemektedir. Üniversitelerimizi sahip çıkıyoruz ve sermayenin egemenliği yerine bilimi, karanlığın yerine aydınlığı, cehaletin yerine aklın egemenliğini savunuyoruz.
Üniversite Konseyleri Derneği