Genel Kurulumuza konuk olarak katılan Yurtsever Cephe Genel Meclisi üyesi Kaya Güvenç ve Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan açılışta birer konuşma yaptı.
Konuşmasına Yurtsever Cephe adına genel kurula tebriklerini ileterek ve başarılar dileyerek başlayan Kaya Güvenç, "Bağımlılık ve piyasalaşma çok önemli iki etken ve engel. Bunu aşmanın yolu, sürece her şeyin sahibi olan emekçilerin dahil olmasıdır" dedi. Güvenç, bilimi esas sahibi olan emekçi halka vermek için, önce onu bugün hizmet etmekte olduğu egemenlerin elinden almak gerektiğini vurguladı. Güvenç yakın zamanda yaşadığı bir olay üzerinden üniversitenin içinde bulunduğu durumu örnekledi: "Erhan Nalçacı ile Hacettepe Üniversitesi'nde TKP'nin Toplumcu Anayasa Taslağını tartışacağımız bir etkinliğe katılacaktık. Üniversite girişinde kimlik kontrolü sonrasında içeri alınmadık ve uzun bir telefon trafiğinin ardından, bir hayli gerilimli bir konuşma ile içeri girebildik. Bu bize göstermektedir ki, bugün üniversiteler kimi konuların tartışılmasına açık değildir."
Kemal Okuyan konuşmasında dört kritik konuya vurgu yaptı. İlk olarak bilim politikasına değinen Okuyan bu bağlamda, "Türkiye solu geri çekildikçe, bilimden de uzaklaştı. Bu, tek tek bilim ile uğraşan arkadaşlarımızın bilimle ilişkilerinin zayıf oluşundan değil, bilimin ve bilim insanlarının örgütlenemiyor olmasından kaynaklanıyor. Türkiye solu üniversiteler hakkında, üniversitelerin işlevleri hakkında söz söylemeyi unuttu. Verili bir zamanda milyonlarca insan öğrenci statüsünde bulunuyor. Bunların hiç azımsanmayacak bir kısmı üniversite ile ilişkilendiriliyor. Bizim akademik alanda bir konumlanma perspektifi geliştirmemiz gerekli. Aksi takdirde, üniversite öğrencisi arkadaşlarımıza da toplumsal sorumluluklarını hatırlatma şansımız olmayacaktır" dedi.
Okuyan'ın vurgu yaptığı ikinci başlık AKP karşıtı mücadelenin önemi oldu. "AKP'nin üniversiteye müdahalesi 12 Eylül kadar çıplak değil. 12 Eylül'de saldırı daha yalındı. AKP saldırısı daha karmaşık ve ideolojik dönüşümü hedefliyor" diyen Okuyan, "AKP üniversiteleri itibarsızlaştırıyor. Bütün toplumsal yaşamla birlikte üniversiteyi de dincileştiriyor ve bütün bunlar yalnızca anlamsız bir türban tartışması ile geçiştiriliyor. Bu açıdan ÜKD'nin evrim çalışmaları, bugün etkileri tam olarak görülemiyor olsa da, tarihe geçecek çalışmalardır" diyerek evrim çalışmalarının öneminin altını çizdi.
Okuyan üçüncü olarak üniversitelerde bir sınıfsal ayrışmanın sağlanması gerektiğine, piyasa ideolojisinin üniversitede sahip olduğu güç ile birlikte, üniversiteleri artık özünde sola ait birer alan olarak görmenin mümkün olmadığına dikkat çekti.
Konuşmacının vurgu yaptığı son başlık ise "memleket meseleleri" oldu. "Üniversiteler tecrit ediliyor, kentlerden uzaklaştırılıyor ve toplumdan yalıtılıyor" diyen Okuyan, Kaya Güvenç'in aktardığı örneğe gönderme yaparak "Erhan ve Kaya Abi'nin başından geçen olay, bunun göstergesidir. Üstelik Erhan Nalçacı bir profesördür. Üniversiteler yeniden toplumla ilişkilendirilmelidir. Bu doğrultuda, bizim Yurtsever Cephe çalışmalarımızda ÜKD'yi temsil eden bir arkadaşın Yurtsever Cephe Genel Meclisi'de yer almasını arzu ediyoruz" dedi.