Hacettepe Üniversitesi Rektör'üne Mektup

Sayın Prof. Dr. Uğur Erdener,

Hacettepe Rektörü,

Sayın Rektör,

26 Ekim 2009 Pazartesi günü, üniversitenizin Beytepe Yerleşkesi’nde çirkin bir saldırı yaşanmıştır. Yaşanan olaylar, bir kısım öğrencinin, üniversiteniz yerleşke alanında görevli kolluk güçlerine (özel güvenlik birimleri ve polis) saldırısı şeklinde basında yansıtılmıştır. Oysa, gerek üniversitenizin kimi öğretim elemanlarından ve olaya dahil olduğu öne sürülen birçok öğrenciden edindiğimiz bilgi ve izlenimler, olayın tam da tersi bir akış içinde cereyan ettiğini telkin etmektedir.

Her şeyden önce, böylesi bir olayın meydana gelmiş olmasından Üniversite Konseyleri Derneği (ÜKD) olarak üzüntü duyduğumuzu ve bu duyguları sizinle paylaşmak istediğimizi bilmenizi diliyoruz.

Olay her iki açıdan da değerlendirildiğinde üzücüdür; yakıcıdır.

ÜKD, üniversiteleri tüm paydaşları ile beraber (öğretim elemanları, öğrenciler ve çalışanlar) huzur içinde, bilimsel çalışma ve eğitim etkinliklerinin sürdürüldüğü mekanlar olarak görmek istemektedir. Bu istek, kuşkusuz ülkenin yaşadığı sosyal ve siyasal rahatsızlıklardan etkilenmeyen ve bunları içinde barındırmayan bir “üniversite cennet bahçesi” düşlediğimiz anlamına gelmez.

Ülkemiz, bugün için Cumhuriyet’in kurucu değerlerinden derin ödünler veren, farklı bir mecraya sürüklenmiş bulunmaktadır. Bu süreç hepimizi gündelik yaşamda olduğu kadar, üniversite yaşamlarımızda da derinden etkilemekte ve üzerinde düşünmeye, çareler üretmek için çaba harcamaya yönlendirmektedir.

Eşitlik, özgürlük, bağımsızlık, kamuculuk, laik bir yaşam biçimini sürdürme istekleri ve bütün bu değerlerin toplumun bütününe mal edilebilmiş olması, Cumhuriyet’in kuruluşunun 86. yıldönümünde ülkemizin tartışılması bile abes karşılanacak kazanımları arasında yer alması gerekirken ülke toplumsal bütünlüğü bakımında bir kırılma ve dağılma eşiğine yaslanmış görünmektedir. Esas üzücü olan ve cesaretle üzerine gidilmesi gereken sorun budur.

Kişisel olarak, değerli şahsınızı doğrudan tanımıyor olsak bile, sizin bu değerlere sahip ve onların savunucusu olan bir üniversiteli kimliğine sahip olduğunuzu yakından biliyoruz. Bu bağlamıyla, sizi, üniversiteniz öğrencilerinin tümünün bir öğretmeni olarak ve andığımız değerlerin bir paylaşımcısı olarak görüyor ve düşünüyoruz.

Aydınlanmacı bir tutum içinde ülkemize hep birlikte sahip çıkamamamız durumunda, giderek ortada paylaşacak bir şeyin kalmayacağını üzülerek tespit ediyoruz.

26 Ekim 2009 Pazartesi günü Hacettepe Üniversitesi Beytepe Yerleşkesi’nde yaşanan olaylar öğrencilerin saldırısı biçiminde ise bu, kuşkusuz bir disiplin ihlali olmuştur. Bunun tedbirleri, üniversite mevzuatı ve yönetim biçimi içinde sağlanmalıdır.

Durum tersi ise ve ortada toplumsal sükuneti fiili olarak bozan bir edim bulunmadığı halde, uyarısız ve bilgilendirme yapılmadan bir kolluk kuvveti zor kullanımı gerçekleştiyse, Üniversite Konseyleri Derneği olarak bu saldırıyı kınıyoruz.

Aksini düşünmek istesek bile, kolluk güçlerinin yukarıda saydığımız ve Cumhuriyet’in kurucu değerleri olarak nitelediğimiz belgilerden ve bu değerleri savunan öğrencilerin varlığından rahatsız olması, kabul edilemez olmakla beraber, şu anki yapısı itibarıyla anlaşılabilir bir düzlemdir. Ancak, yetkiniz dahilinde bulunan özel güvenlik birimlerinin ve polisin üniversiteniz sınırları dahilinde, üstelik kütüphaneye kadar girerek öğrencileri darp etmesi, hiçbir koşulda kabul edilemez bir durumdur.

Bu doğrultuda sizden sorumluları cezalandırmanızı, saldırıya maruz kalan öğrencilerinizin mağduriyetlerini gidermenizi, polisin ve özel güvenlik güçlerinin üniversiteniz sınırları dahilinde bir daha bu türden keyfi faaliyet gösteremeyeceği yönünde bir açıklama yapmanızı ummakta, bu doğrultuda gerekli adımları atacağınıza inanmaktayız.

Üniversitelerimiz ve ülkemizi birer aydınlanma yuvası kılabilmek üzere işbirliği yapmamız dileklerimizle.

Saygılarımızla,

Üniversite Konseyleri Derneği

Yönetim Kurulu adına

Başkan

Prof. Dr. İzge Günal