AB, TÜSİAD, YÖK ve hükümetin elbirliğiyle yürüttüğü üniversiteleri dönüştürme operasyonunda yeni bir dönemece girildi. Göreve geldiği günden bugüne üniversitelerdeki atama kriterleri ve öğretim üyelerinin özlük haklarına ilişkin dönüşümler için yanıp tutuşan Yusuf Ziya Özcan ve ekibi işe araştırma görevlilerinden başlamayı seçti.
İmzaları görmek için tıklayınız
Üniversitemiz önümüzdeki haftalarda rektörünü seçecek. İstanbul Üniversitesi Türkiye'de üniversite denildiğinde ilk akla gelen, en köklü kurumdur. Bu özelliği ile iktidarlar tarafından her zaman önemsenmektedir. İstanbul Üniversitesi kurumsal olarak yüksek bir sembolik değere sahiptir.
İstanbul Üniversitesi kapısı on yıllardır ilericilerle gericilerin, yurtseverlerle piyasa savunucularının karşı karşıya geldiği bir mekân olmuştur. Bugün de cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkan, ülkede ve üniversitede eşitlik, özgürlük ve bilim isteyenlerle bu kapıyı bilim düşmanı Fethullah Gülen'lere, piyasacılara ve gericilere açmaya çalışanlar karşı karşıya gelmektedir.
Sevgili Eğitimciler, Eğitimbilimciler, Öğrenciler ve Veliler
Aklını, yaşamı insancıl kılabilmek için doğanın yapısını anlamaya ve insancıllaştırılmış doğada eşit-özgür bir toplumsal düzen kurmaya adamış tüm insanların, bilimsel ve parasız bir eğitimle geleceğine sahip çıkacak toplumsal güçlerle buluşmalarının çok önem kazandığına inandığımız bir dönemden geçiyoruz. Çünkü, doğayı savaşlar ve insancıl yaşama aykırı kullanımlar nedeniyle tahrip eden egemen güçler, artık insanın güzel yaşama isteğini ve toplumsal düşünen aklını dumura uğratmayı hedefleyen eğitim modellerini insanlığa dayatıyor. Her şeyin parayla alınıp satıldığı, insani değerlerin, toplumsal ahlâkın yok edilerek toplumların çürütülmek istendiği bu süreci tersine çevirecek bir sol müdahaleye, ülkemizde her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulduğu da ortada.
"Durmak yok, yola devam" AKP iktidarının sık sık tekrarlamayı sevdiği sloganıdır. Öyle ki yeni atadıkları Uludağ Üniversitesi rektörünün de AKP'li bir işadamı ile birlikte üzerinde bu slogan yazan pastayı makamında keserek kutlama yaptığı basında yer almıştır. Yeni bir akademik yıl başlarken AKP üniversitede kadrolaşıyor ve "yola devam" diyor. Belli ki yollarında kararlı olduklarını göstermek istiyorlar. Bellki ki gittikleri yoldan pek memnunlar.
...
Bilim insanları, akademisyenler, öğrenciler, çalışanlar, tüm üniversite bileşenleri her boyutuyla AKP'nin yolunun karşısına çıkmalıdır. Üniversite Konseyleri Derneği olarak, üniversiteleri AKP'Ye teslim etmeyeye, sermayeye ve emperyalizme direnmeye çağırıyoruz. Bağımsızlıkçı, aydınlanmacı ve kamucu olan tüm üniversite bileşenlerini birlikte hareket etmeye ve derneğimize katılmaya davet ediyoruz.
Bugün başında Yusuf Ziya Özcan'ın bulunduğu YÖK, AKP'nin Üniversite Büro'su konumuna gelmiştir.
Üniversitelerimize 12 Eylül'ün hediyesi YÖK, bugüne değin hiç bu kadar siyasi iktidarın uzantısı haline gelmemiştir.
DİSK 12 Eylül'ü unutturmama ve hesaplaşma hedefiyle, 13 Eylül'de İzmir'de düzenlediği mitingte "AKP elini ekmeğimden, emeğimden çek!" diyor...
Biz de Üniversite Konseyleri Derneği olarak "AKP elini üniversitemden çek!" diyerek İzmir mitingine katılıyoruz.
Üniversitesine sahip çıkmak isteyen Ege ve Dokuz Eylül Üniversitelerimizin tüm bileşenlerini
Cumartesi günü saat 13:00'te Cumhuriyet Meydanı'na, ÜKD pankartının arkasına bekliyoruz.
Saygılarımızla,
ÜKD Yönetim Kurulu