duyurular

“Evrimi Anlatabiliyor muyuz?”

Öğretmen Çalıştayı

Evrimle ilgili toplumda yürüyen tartışmaların beslendiği zeminlerden biri süreklileşmiş dezenformasyonsa bir diğer zeminde öğretim ayağının zayıflığıdır. Öğretimde karşılaşılan zorluklar; oldukça sınırlı bir programla hareket alanı yaratmak, mevcut kaynaklarda ciddi eksiklikler ve hatalar bulunması, evrime ilişkin bilgi boşluklarının yanlış anlaşılmaya kapı aralaması gibi bazı başlıklar altında toplanabilir. Bu tabloda bütün yükün öğretmenlerin üzerine binmemesi kaçınılmaz.

YALNIZ KULAK VERMEK YETMEZ TEKEL İŞÇİSİNİN SESİNE SES VERİN!!

Akademisyenler, akademisyen adayları;

TEKEL işçisinin ekmek kavgası, bizim de kavgamızdır!
TEKEL işçisine “yan gelip yatıyorsun!” diyen zihniyetle akademisyenin bilimsel yeterliliğini, yazdığı makalelerin sayısıyla ölçen aynı zihniyettir.

TEKEL’i satıp binlerce işçinin ekmeğiyle oynayan zihniyetle üniversitelere kadro vermeyen, “üniversite kendi kaynağını bulmalı” deyip onları piyasanın kucağına iten aynı zihniyettir.

Tüm onurlu akademisyenlere çağrımızdır…

Bugün Türkiye’nin akademisi, tarihinde hiç görmediği kapsamda bir talan ve tasfiye operasyonuyla karşı karşıya bulunuyor.
Bir yanda emperyalizmin güdümünde yeniden yapılandırılan bilim ve eğitim politikaları var. Türkiye, özerk bir bilimsel eğitim politikasından tamamen vazgeçiyor ve üniversiteler birer meslek edindirme enstitüsü derekesine indirgeniyor. Doğrudan doğruya “iş”e yaramayan her türlü bilgi çöpe atılıyor ve insanları patronların ihtiyaçlarına uygun birer elemana dönüştüren ders programları oluşturuluyor. On yıllardır görülmemiş boyuttaki ekonomik krizin yarattığı işsizlik felaketine rağmen patronlar “ sorun işsizlik değil mesleksizlik” yalanları atıyor, üniversiteler de bu yalana destek olurcasına her türlü bilimsel dayanaktan yoksun, salt uygulamaya yönelik “gözde meslek” bölümleri açıyor. Bütün bunlar olurken temel bilimsel eğitim çöpe atılarak ders yükleri azaltılıyor ve gerekçe olarak temel bilim derslerinin “mesleki açıdan anlamsız” olduğu söyleniyor. Bir dönem “çalışma ekonomisi” anlatan hocaya ertesi yıl “insan kaynakları yönetimi” dersi veriliyor ve hocalar da böylelikle bu çarpık şekillendirme makinesinin parçaları haline getiriliyor. Karşı çıkanların ise dersleri ellerinden alınıyor.

TRT evrimini tamamladı!..

Türkiye’de bilime saldırı giderek şiddetlenmekte ve bilimi dışlayan anlayış her kuruma tepeden yayılmaya çalışılmaktadır. Bir toplumda akılcılığı yok etmek itaatkâr insanları yaratmanın en kolay yoludur ve çark döndürülmeye devam etmektedir.

Bilim insanları olarak TRT‘de geçtiğimiz günlerde yayınlanan “Darwin’i bitiren balık” başlığı ile yayınlanan “evrim” haberinde yalandan ve çarpıtmadan başka hiçbir şey göremedik. Halkı bilgilendirmekle yükümlü kamu kuruluşu TRT, Harun Yahya denen zat’ın cümlelerini aynen tekrarlamakta, bir Harun Yahya klasiğini “haber” diye vermektedir. TRT Harun Yahya’nın bilimsel verileri asıl kaynaklarına saygı duymadan, istediği gibi kesip biçip servis etmek için hazırladığı görüntüleri kullanmaktadır. Bu konuda bir bilim insanına veya bir bilimsel kurula danışma gereği duyulmamıştır ve hala da duyulmamaktadır.

DANIŞMA KURULLARINA KATILMAYIN!

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı üniversitelere 25 Eylül tarihinde “Yükseköğretim Kurumlarında Danışma Kurulları Kurulması Hakkında Yönetmelik Taslağı” içerikli bir yazı göndermiş, bu yazı ile kamu üniversitelerinde mütevelli heyeti görevi görecek danışma kurulları oluşturulmasına yönelik ilk adım atılmıştır.

Gönderilen taslakta, Bologna süreci kapsamında yükseköğretim kurumları dışındaki paydaşların da görüşlerine başvurulması doğrultusunda “ danışma kurullarının” kurulması öngörülüyor. İlk bakışta kulağa hoş gelen “danışma kurulu”nun ne olduğunu ve neye hizmet edeceğini görmek için 1999 yılında imzalanan Bologna sürecinin ne anlama geldiğinin açık biçimde görülmesi gereklidir; zira gönderilen taslağın üst metninde süreç “Bologna sürecinin en önemli gereklerinden birisi de, yükseköğretim kurumlarının faaliyetlerinin planlanmasında dış paydaşların da görüş, öneri ve desteklerinin alınmasıdır” cümlesi ile referans olarak gösterilmektedir.

İçeriği paylaş