Biz bu kentin ve bu ülkenin üniversitelerinin emekçileri olarak, emekten, bilimden, aydınlanmadan yana bir üniversite için, ülkemiz için 1 Mayıs’ta alana çıkmak istedik. Piyasacılığın ve gericiliğin üniversitelerimizi teslim alma girişimlerine karşı duruşumuzu kararlılıkla gösterecektik.
1977’nin 30. yılında diğer emekçilerle 1 Mayıs İşçi Bayramı için Taksim’e çıkmayı istemek hakkımızdır. Herkese açık olan meydan biz emekçilere kapatılamaz.
TBMM onur ödülünü bu sene İhsan Doğramacı’ya veriyor.
İhsan Doğramacı, 12 eylül sonrası iktidardaki tüm partilerin tartışmasız adamı olmuştur.
Üniversitelerimizin YÖK yasalarıyla zapturapt altına alındığı, ilerici aydın bilim insanlarının üniversitelerden uzaklaştırıldığı dönemin bütününde Doğramacı imzası vardır.
Devlet üniversitelerinin içinin boşaltılması, özel üniversitelerin birbiri ardına açılması Doğramacı’nın eseridir. Katkı payları, harçlar Doğramacı’nın icadıdır. Girişimci akademisyenlik Doğramacı’nın hayalidir. Türban, Doğramacı’nın oyuncağıdır.
Konuyla ilgili yapılan açıklamanın devamını aşağıda bulabilirsiniz.
Boğaziçi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi ile Eczacıbaşı Holding arasında 14 Şubat tarihinde bir işbirliği protokolü imzalandı. Basına yansıyan haberlerde, protokolün üniversite-sanayi işbirliğini kuvvetlendirmeye ve geliştirmeye yönelik olduğu belirtildi.
Aşağıda Üniversite Konseyleri'nin konuyla ilgili 19 Şubat 2007 tarihinde yaptığı basın açıklamasını bulabilirsiniz.
Eczacıbaşı Holding Boğaziçi Üniversitesi’ne el attı!
12 Eylül darbesinin başındaki isim Kenan Evren, geçtiğimiz aylarda Muğla Üniversitesi'nde Abbas Güçlü ile Genç Bakış Programı'na konuk olmuş ve idamları imzalarken elinin titremediğini söylemişti. Evren'in bu açıklaması hem üniversitede bazı öğretim üyeleri ve öğrenciler tarafından hem de çeşitli kuruluşlarca protesto edilmişti.
Muğla Üniversitesi'nde yaşananları unutturmak için bir aklama çabasına girişen Kenan Evren özel kitaplığını Muğla Üniversitesi'ne bağışladı.
Üniversite Konseyleri Derneği, Eğitim-Sen Muğla Şubesi ve Eğitim-Sen Muğla Üniversitesi Temsilciliği 23 Şubat 2007'de konuya ilişkin bir basın açıklaması yaparak "Üniversitelerin kapısı darbecilere kapansın" talebinde bulunurken, açıklamada "12 Eylül darbesinin Türkiye'ye, özellikle de üniversitelere yönelttiği saldırıları unutmadık. Unutmayacağız" sözlerine yer verildi.
Aşağıda açıklamanın tam metnini bulabilirsiniz.
Hrant Dink’in öldürülmesi, ülkemizde özgür ve bilimsel düşüncenin tehdit altında olduğunun en yeni örneğidir. Bu saldırı, Üniversite Konseyleri Derneği olarak mücadelesini verdiğimiz, emekten, bilimden ve aydınlanmadan yana olan değerlere karşı girişilmiş bir saldırıdır.