Yeni bir üniversite için:
- Eğitim ve bilim üretimi kamusaldır. Bu doğrultuda, eğitim süreci ve ilgili hizmetler herkese eşit ve parasız olarak sunulmalı, öğrencilerden toplanan öğrenim katkı payları iptal edilmelidir. Eğitim ticari faaliyet konusu olmaktan çıkarılmalı ve özel eğitim kurumları kamulaştırılmalıdır.
- Üniversitelerde eğitim ve araştırma geliştirme faaliyeti yalnızca kamu tarafından finanse edilmeli, ülke bütçesinden yüksek öğrenime ayrılan pay köklü ve kalıcı biçimde artırılmalıdır.
- Üniversiteye girişte herkese eşit olanaklar sağlanmalı, herkesin yeteneği ve arzusu göz önünde bulundurulmalıdır.
- Üniversitelerin özel kuruluşların çıkarları doğrultusunda belirlenmesine izin verilmemelidir. Bilimsel projeler özel sektör veya NATO benzeri kamu yararına yönelik olmayan kurumlar tarafından finanse edilmemeli ve yönlendirilmemelidir. AB Çerçeve Programları’na aktarılması hedeflenen kaynak, doğrudan Türkiye’nin bilimsel araştırma altyapısının geliştirilmesine ayrılmalıdır.
- Bilimsel, teknolojik araştırma konularının belirlenmesinde ülke ve toplumumuzun ihtiyaçları merkeze konmalıdır. Sanayi ile işbirliğinde üniversitenin muhatabı kamu kuruluşları olmalıdır. Üniversitelerde yapılan araştırmaların sonuç ve kazanımları doğrudan toplumun hizmetine sunulmalıdır.
- Yeni öğretim üyelerinin ve araştırmacıların yetiştirilmesi ve istihdamı bir devlet politikası olarak teşvik edilmelidir. Yurtdışı bilim çevreleriyle ortak çalışma ve öğrenci değişimleri, kamu çıkarları merkeze konarak yeniden düzenlenmeli, beyin göçünün önüne geçilmelidir.
- Araştırma görevlileri, üniversitelerdeki personel açığını kapatmak amacıyla görevlendirilecek geçiçi, burslu öğrenci olarak değil, geleceğin bilim insanları olarak görülmeli; bu amaçla görev tanımlarındaki belirsizlik giderilmelidir.
- Eğitimde verimsizliğe neden olan, ideolojik ve bilimsel açıdan bağımlılığı artıran, yetkin düzeyde yabancı dil öğrenimin önünde ise bir engel olan “yabancı dilde eğitim”e bütün üniversitelerde son verilmelidir.
- Yabancı ders kitaplarının yerine yerli kaynakların hazırlanması ve kullanılması teşvik edilmelidir. Ders müfredatı gözden geçirilerek bilim-dışı ve gerici unsurlar ayıklanmalıdır.
- Üniversitelerin topluma karşı çok yönlü sorumluluk taşıyan ve halkın çıkarları ekseninde işleyen kurumlar olarak yeniden yapılanmaları için üniversitelerin toplumcu bir doğrultuda siyasallaşmasının önü açılmalıdır. Siyasal örgütlenmeye dönük yasaklar tamamen kaldırılmalıdır. Siyasi faaliyet soruşturma konusu olmaktan çıkarılmalı, bu nedenle verilmiş cezalar iptal edilmelidir. Tüm üniversite bileşenlerinin topluluk veya dernek kurma özgürlükleri teminat altına alınmalıdır.
- Üniversite çalışanlarının görev yerlerinin değiştirilmesi ve yeni görevlere atanmaları, gerekçe gösterme yükümlülüğü olmaksızın tek bir erkin konrolündedir. Bu durum ortadan kaldırılmalıdır. Tüm üniversite bileşenlerine üniversite yönetim organlarında eşit temsil ve oy hakkı verilmeli; üniversite ile ilgili kararlar bu organlarda alınmalıdır.
- Üniversitenin ve fakülte, enstitü gibi üniversite içi birimlerin yönetimleri, o birimlerin tüm çalışanları tarafından öğrencilerin de katılımıyla seçim sonucu belirlenmelidir.
- Üniversitelerin tüm çalışanları kadrolu olmalıdır. Taşeronlaştırmanın ve esnek çalışmanın önüne geçilmelidir. Üniversitelerde sendikalaşmanın önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır.
- Yemekhane, taşıma, temizlik hizmetleri gibi üniversite içi hizmetlerin özelleştirilmesine son verilmeli, bugüne kadar taşeron şirketlere devredilen bu hizmetler kamulaştırılmalıdır. Yemek, taşıma, kreş gibi üniversite içi hizmetler, eğitim ve bilim emekçilerinin sosyal haklarıdır, para karşılığında satılamaz.
- Üniversitenin güvenliğinden üniversite emekçileri arasında kadrolu olarak sürekli istihdam edilen güvenlik personeli sorumludur. Jandarma ve polis gibi kolluk güçleri üniversite sınırları içine girememelidir.
- Eğitim ve bilim tüm toplum yararına, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda uzun vadeli olarak devlet tarafından planlanmalıdır. Bunun gerçekleşebilmesi için tarihsel ve siyasal konumu itibariyle gerici bir kurum olan YÖK’ün kapatılması, yerine yüksek öğrenimde sağlıklı bir planlama ve koordinasyonu sağlayacak yeni bir merkezi yapının oluşturulması gereklidir. Bu kurumda öğrenciler, hocalar, sendika temsilcileri ve işçi temsilcileri de yer almalıdır.