Ülkemiz, sıkça anlamsızlaşan tartışmalarla önemsizleştirilen bir anayasa referandumuna götürülüyor. Ancak bu referandum oldukça önemlidir ve üniversite bileşenleri tarafından kesinlikle önemsenmelidir. Çünkü bu referandumdan zaferle çıkacak AKP iktidarı ülkede ve bu arada üniversitelerdeki Amerikancı, karanlık ve piyasacı uğursuz dönüşüm için büyük bir güç kazanacaktır.
İzmir Nazım Kültürevi tarafından Derneğimiz Yönetim Kurulu üyesi Prof. Dr. İzge Günal'ın da katılımıyla referandum gündemli bir söyleşi düzenlenecektir.
Tarih: 25 Agustos 2010
Yer: İzmir Nazım Kültürevi, Cumhuriyet Bulvarı No:240 Alsancak - İzmir
Tel: (0232) 421 45 09
Akademi camiasına, basına ve kamuoyuna,
Giresun Üniversitesi rektörlük seçimlerinde 2 (iki) oy alan adayın YÖK tarafından 31 ve 29 oy ile en yüksek oyu alan iki aday liste dışı bırakılarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sunulmasının ardından, Marmara Üniversitesi’nde de rektörlük seçimlerinde 302 oy ile 3. olan aday, Cumhurbaşkanı tarafından 482 oy ile birinci ve 394 oy ile ikinci olan adayların yerine rektör olarak atanmıştır.
Bu durum yalnızca Marmara Üniversitesi rektör seçimlerine katılan ve geçerli oy veren 1178 akademisyenin 876’sının, yani yüzde 74’ünün oy ve iradesinin hiçe sayılması anlamına gelmemektedir. Marmara üniversitesi seçimleri, mevcut rektör atanma prosedüründe seçimin yalnızca göstermelik bir faaliyet olduğunu, siyasi iktidarın üniversiteler üzerinde tam tasarrufa sahip olduğunu, rektörlük makamının da kamudaki herhangi bir memuriyetten farksız bir atama makamı haline geldiğini bir kez daha göstermiştir.
Üniversite Konseyleri Derneği, görevi bilim üretmek ve bilimi yaygınlaştırmak olan üniversitelerin yürütmenin basit bir uzantısı olarak ele alınamayacak kurumlar olduğunu tüm kamuoyuna bir kez daha hatırlatmak ve akademi camiasını bu konuda göreve çağırmaktadır.
Bu çerçevede, Üniversite Konseyleri Derneği olarak, “rektör seçimleri” adı altında hâlihazırda yürütülmekte olan aldatmacanın yerini gerçek bir seçim almaması halinde, bu “seçim”lerde verilen her oyun üniversitelerin siyasi iktidarın bir uzantısı haline getirilmesine hizmet ettiğini vurguluyoruz.
Bu aldatmacaya alet olmak istemeyen tüm akademisyenlerin, gelecekte yapılacak tüm rektör seçimlerini boykot etmeye çağırıyoruz.
Üniversite Konseyleri Derneği, benzer düşüncede olan tüm şahıslar ve yerel ya da ulusal tüm kitle örgütleri ile bu başlıkta ortak hareket etmeyi gündemine almıştır. Önümüzdeki Kasım ayında rektörlerini seçmek için sandık başına gidecek olan Adnan Menderes, Balıkesir, Celal Bayar, Kocaeli, Mimar Sinan Güzel Sanatlar, Muğla ve Sakarya üniversitelerinin ve Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsünün akademisyenleri çağrımızın birincil muhattabıdır.
Saygı ile duyurulur.
Üniversite Konseyleri Derneği Yönetim Kurulu
Derneğimizin Şubat ayında yaptığı Genel Kurul toplantısı, gerek alınan kararlar, gerekse Yönetim Kurulumuzun
bileşiminde yaşanan değişiklikler ile süreklilik ve sıçramanın bir arada yaşandığı, önemli bir dönemeç olmuştur.
Aradan geçen dört ayda derneğimiz hem Genel Kurul öncesinden gelen çalışmalarına devam etmiş, hem de
kendisine yeni çalışma başlıkları tanımlamıştır. Bu rapor; 2010-2011 akademik yılına yönelik hazırlıklara
başlayacağımız yaz aylarına girerken geçtiğimiz dört ayın bir değerlendirmesini yapmak ve üyelerimizle paylaşmak amacıyla kaleme alınmıştır. Derneğimizin pek çok çalışma başlığına eş zamanlı olarak odaklanacağı gelecek dönem öncesinde üyelerimizin görüş, katkı ve değerlendirmelerini beklediğimizi de ekleyerek, çalışma raporumuzu ilginize sunarız.
Üyelerimize, dostlarımıza ve kamuoyuna,
Derneğimiz, Bilgi Üniversitesi'ndeki Sosyal-İş örgütlenmesini başladığı gündem itibaren yakından takip etmiş ve destek vermiştir. Sendikalaşma sürecinin üniversite yönetimi tarafından düşmanca karşılanması bizi şaşırtmamış, sürecin öncüsü olan Kadir Karabulak, Bülent Karaçeper ve Rıza Karaçeper'in işten çıkartılmasının ardından derneğimiz tarafından bir uyarı metni kaleme alınmıştır.
Bu olayın ardından, aralarında derneğimizin yönetim kurulu üyelerinin de bulunduğu bir grup akademisyenin öncülüğünde, Bilgi Üniversitesi yönetimini protesto eden bir deklarasyon kaleme alınmıştır. Derneğimiz bu deklarasyonun akademi içerisinde yaygınlaştırılması için faaliyete geçmiş, neticede Türkiye'nin ilerici ve emekten yana çok değerli 171 akademisyeninin imzalarının bulunduğu metin ortaya çıkmıştır.
Deklarasyonun destek niteliğinin korunması açısından Bilgi Üniversitesi'nde çalışan hocalara imza için başvurulmamıştır.